ZİKRULLAH

ZİKİR: KALPLERE HAYAT VEREN İKSİR

Zikir ve Tesbihatı küçük görmeyin!

Zikir Nedir?

ZİKİR Ayetlerİ

Umre Notları

Tasavvuf 'ta On Bir Esas

BIRAKMA BENİ - Şiir

SENAİ DEMİRCİ

Sabahın Duası..

Yazılar

Zikir Nedir?

Zikir; Allah’ı anmak üzere söylenilmesi ve yapılması tavsiye edilen, sözlü ve ameli eylemleri kapsayan davranışların tümü diye tanımlanmaktadır. Zikir, insana sevap kazandıran her türlü amelin genel adıdır. Çünkü "Zikir", Allah’a itaattir

Zikir; Sevgiliyi anma hali, Şükür; Farkında olma hali, Fikir; Her an düşünme hali. Üçü dışındaki hal, halsizliktir. Bu üçü bizi insan edecek. Yapmazsak insanlıkdan edecek.

 

Zikir çeşitleri nelerdir ?

1- Dil ile zikir: Allah'ı isimleriyle anmak, hamd etmek, tesbih etmek, Kur'an okumak, Kur’an’ı dinlemek ve dua etmektir. Dil ile yapılan zikir, kalbi zikre yol açmalıdır.

2- Kalb ile zikir: Kalbi zikir, bedenin zikrine yani ameli zikre zemin hazırlamalıdır. Ameli zikirden kastımız, Allah’ın yapmamızı istediği kulluk vazifeleri, bir başka ifadeyle ibadetlerdir.

Kalb ile zikir, Allah'ı gönülden anmaktır. Bu da üç çeşittir:

a- Allah'ın varlığına delalet eden delilleri düşünmek, O'nun isim ve sıfatlarını tefekkür etmektir. Allah'ın varlığına delalet eden deliller, başta Kur’an ayetleri ve kainattır. Kur’an’da ve kainatta yer alan ayetlerin tümünde, Yüce Yaratıcıya götüren, O’nun varlık ve birliğini haykıran, kuvvet ve kudretini gözler önüne seren sayısız alamet ve deliller mevcuttur.

b- ilahi hükümleri yani Allah'ın emir ve yasaklarını ve kulluk görevlerimizi ve bunlarla ilgili delilleri düşünmek. Yani bir gönül ve vicdan muhasebesi yapmak gerekir. Ne ile mükellefim, neyi ne kadar yapmam gerekir? İlahi teklifler benim için ne ifade ediyor? Sorularının cevaplarına kafa yormak…

c- Benliğimizdeki ve evrendeki varlıkları ve bunların sırlarını tefekkür ederek, her zerrenin, "yücelikler alemi”ne ve Allah'ı gereği gibi bilmeye götüren birer ayna olduğunu görmek, idrak etmektir. Böyle bir zikirden alınacak zevkin bir göz açıp kapamak kadar olan zamanı bile cihanlar değer. İşte bu noktada insan kendinden ve alemden geçer

3- Bedeni zikir: Vücudumuzdaki bütün organların, sorumlu oldukları vazife ile meşgul ve yasaklandıkları şeylerden de kaçınmalarıdır4. Bu noktada hem Allah ile ve hem de insanlarla olan muamelemizin dürüst ve samimi olması gerekir. Dolayısıyla yaptığımız her işi, ibadet şuuru içerisinde yapmalı ve aksi durumda hesaba çekileceğimiz endişesini taşımalıyız.

 

Vird nedir?

Özel zikirlerin bir kısmı alim ve ariflerce tespit edilmiştir. Bu tür zikirler, yapanların tercihine bırakılmıştır. Onlar, “Allah’ı çokça zikredin” emrine girer. Bu zikirlerin zamanı, sayısı, şekli ve yapılma usulü ariflerin içtihadına dayanmaktadır. Terbiye sahasında müçtehid olan kamil mürşidlerin içtihat yetkisi vardır. Onlar bu zikirleri bir delil, müşahede ve tecrübeyle ortaya koymuşlardır.

Tasavvuf terbiyesinde işte bu zikre “vird” denir. Vird, her gün belirli zaman dilimi içinde yapılmak üzere belirlenmiş vazifelerdir. Bunlar, “Allah”, “la ilahe illallah” gibi zikir lafızları yanında, namaz, Kur’an, salat u selam, tefekkür, murakabe ve rabıta gibi vazifelerdir. Bu vazifeler dinin övdüğü zikirler ve ameller içinden seçilmiştir. Onları ya ehli olan bir kimse kendi başına seçip uygular. Ya da bu vazifeler bir ehil mürşide tabi olunarak onun nezaretinde yapılır.

 

En kıymetli zikir nedir?

En kıymetli zikir, namazlardan sonra çekilen Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahü ekber’dir. Bu tesbihten sonra en kıymetli tesbih ve zikir La ilahe illallah demektir.

 

BİLİM DÜNYASI ZİKRİN FAYDALARINI KEŞFETTİ

Hollanda’da Van Der Hoven isimli bir profesör hastaları üzerinde yaptığı araştırmalar sonucu Allah lafzını tekrar etmenin ruh ve beden sağlığına iyi geldiği tespitini yaptı.

Toplumsal ekonomik ve teknolojik yönden yaşanan hızlı değişim ve dünyevi kaygılarımız nedeni ile iç alemimizde oluşan maneviyat yoksunluğu; stres tansiyon, asabiyet gibi psikolojik sorunlara davetiye çıkarıyor. Bunlardan en yaygın görüleni ise halk arasında kaygı, gerilim ve sıkıntı hali olarak bilinen “anksiyete”

Günümüzde “küresel bir salgın” olarak nitelenen anksiyete durumunda, kişinin moral seviyesi en alt düzeye iniyor ve başına gelebilecek her şeyi en olumsuz yönüyle ele alıyor. Her an kötü bir haber alacak veya kötü bir şey olacakmış gibi hissediyor. Bu ruhsal belirtilere çarpıntı, nefes darlığı , terleme, titreme gibi bedensel belirtilerde eşlik edebiliyor. Yoğun anksiyetenin

Tedavisi için tıbbi ilaç ve nefes egzersizleri öneren Batılı uzmanlar, yaşanan maneviyat krizini

Atlatmak için şimdilerde farklı bir yönteme başvuruyor.: Zikir… Rabbimiz’e yakın olmamızı sağlayan zikrin diğer hikmetleri bilim dünyasının sıkı araştırmalarına konu oluyor.

El–Vatan isimli Suudi gazetesinde yayınlanan habere göre; Hollanda’da Van Der Hoven isimli bir profesör ; hastaları üzerinde yaptığı araştırmalar sonucu Allah lafzını tekrar etmenin ruh ve beden sağlığına olumlu katkıları olduğunu buldu. Düzenli olarak Zikir ve Kur’an ile

Meşgul olmanın psikolojik rahatsızlıkları tedavi edebildiğini belirten profesör Hoven , üç yıl süren araştırmaları sonucunda ALLAH ism-i Şerifini tekrarlamanın kişiler üzerindeki müspet etkisini bilimsel olarak ispatladığını belirtiyor.

 

ALLAH LAFZINDAKİ HER BİR HARFİN VÜCUDA ETKİSİNİ İNCELEMİŞ

Haberde özellikle tansiyon ve stres problemi olan hastalara yaptırılan zikir esnasında, Arapça bilmeyenlere Allah lafzının düzgün şekilde telaffuzunun öğrtetildiğine yer veriliyor. Düzenli yapılan tekrarlar sonucu hastalarda fark edilir bir iyileşme gözlemlendiği anlatılıyor. Allah lafzının harflerine dikkat çeken Hollandalı bilim adamı açıklamalarında ism-i şerifin ilk harfi ile çıkan “A” sesinin solunum siteminden geldiğine ve nefes alışı kontrol ettiğine işaret ediyor. İkinci harf olan “lam” harfi, dil ve üst damak ile yapılan kısa bir duraklamaya yol açıyor ve bu duraklamanın aynı şekilde tekrarlanması genel bir rahatlama ve gevşemeye sebep oluyor. Son harf olan “he”nin söylenişi ise, akciğer ve kalp arasında bağlantı kuruyor, kalp atışlarını kontrol ediyor. Araştırmanın dikkar çekici bir başka özelliği de, Prof. Van Der Hoven’in bir gayri Müslim olması. Zikrin hastaları üzerindeki olumlu etkisini gözlemleyen

Hoven, Kur’an-ı Kerim’i inceliyor. İslami ilimler üzerine araştırmalar yapıyor.

 

SAĞLIKLI YAŞAM UZMANI ENDER SARAÇ DA ZİKRİ TAVSİYE EDİYOR

Medyada sıkça rastladığımız ve ünlülerin diyetisyeni olarak tanınan sağlıklı yaşam uzmanı Dr. Ender Saraç’ta zikrin sağlığımıza olumlu katkılarını keşfeden bilim adamlarından. Sağlıklı yaşam, doğal tıp, doğru beslenme, obezite ve stres gibi konularda danışmanlık yapan Saraç, kısa süre önce piyasaya çıkan “Ruhsal Gelişimimiz ve Kader” adlı kitabında, “Hiçbirimiz boşuna yaratılmadık ve hiçbir şey, hiçbir olay tesadüf değil…”alt başlığında Allah’ın 99 ismini yani Esma’ül Hüsna’yı zikretmenin bir enerji tekniği olduğuna ve insana huzur verdiğine işaret ediyor. Kitabında, Esma-ül Hüsna’nın insanın ruhsal gelişimine destek olduğunu ayrıntılarıyla açıklayan yazar, ayrıca ilginç bir tezde bulunuyor.”Ayetü’l Kürsi, Felak ve Nas sureleri okunduğunda insanın aurasının kalınlaştığı yani korunduğu çok kısa süre içinde ince aletler ile tespit edilebilecek. İnsanlığa yararlı olabilecek enerji bizim inanç sistemimizde var” diyen Saraç, “Toplumda daha olumlu enerjiler veren insanların oranı arttıkça, Batı’ya bile meditasyon ve reikilerden çok daha güzel şeyler sunacağız diye ekliyor.


ME