ZİKRULLAH

ZİKİR: KALPLERE HAYAT VEREN İKSİR

Zikir ve Tesbihatı küçük görmeyin!

Zikir Nedir?

ZİKİR Ayetlerİ

Umre Notları

Tasavvuf 'ta On Bir Esas

BIRAKMA BENİ - Şiir

SENAİ DEMİRCİ

Sabahın Duası..

Yazılar

ZİKİR Ayetlerİ

O halde beni (ibadet ve itaatle) zikredin ki ben de sizi (sevap ve mağfiretle) zikredeyim; bana şükredin (ibadetsizlik ve itaatsizlikle) bana nankörlük yapmayın.

2/Bakara,152

 

Ve (yine) onlar, çirkin bir iş işledikleri veya (günahlarla) kendilerine zulmettikleri zaman, Allah’ı anarak hemen günahlarının bağışlanmasını isterler. Zaten, Allah’tan başka kim günahları bağışlar ki? Bir de onlar, işledikleri (günah ve hatalı işleri)nde bilerek ısrar etmezler.

3/Al-i İmran,135

 

Artık namazı bitirdiğiniz zaman ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde (uzanmış) iken Allah’ı zikredin, emniyete kavuştuğunuz zaman da namazı dosdoğru (tam) kılın. Çünkü namaz, mü’minlere vakitleri belli bir farzdır.

4/Nisa,103

 

Münâfıklar (kalplerinde küfrü ve düşmanlığı gizleyip dilleriyle iman ettiklerini söyleyerek güya) Allah’a hile yapmak isterler. Halbuki O, onların hilelerini başlarına geçir(ip cezalarını ver)endir. Onlar, namaza kalktıkları vakit üşene üşene kalkarlar (özen göstermezler), insanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı da ancak pek az zikrederler (hatırlarlar).

4/Nisa,142

 

Esmâü’l-Hüsnâ (en güzel isimler) ancak Allah’ındır. O halde O’na, onlarla dua edin. O’nun isimleri hakkında eğriliğe sapanları terk edin. Onlar yapmakta olduklarıyla cezalandırılacaklardır.

7/Araf,180

 

Rabbini, içinden yalvararak, korkarak, yüksek olmayan (hafif) bir sesle sabah ve akşam zikret/an, gafillerden olma!

7/Araf,205

 

(Gerçek anlamda) inananlar, ancak o kimselerdir ki Allah’ın adı anıldığı zaman yürekleri titrer, O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman, (bu) onların iman (nur)larını artırır (kuvvetlendirir). Ve (her işlerinde) ancak Rablerine güvenirler.

8/Enfal,2

 

O (Allah’a yönele)nler, iman eden ve Allah’ı anmakla kalpleri huzura kavuşan kimselerdir. Şunu iyi bilin ki gönüller (ancak) Allah’ı anmakla huzura kavuşur.

13/Rad,28

 

İman edip sâlih amel işleyenlere ne mutlu! Zaten dönülecek en güzel yer onların (olacak)tır.

13/Rad,29

 

Sabah akşam rızasını dileyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan (fakir mü’minlerden) ayırma (onları gözardı etme). Kalbini bizi anmaktan gafil bıraktığımız; kendi “hevasına/arzu ve hevesine” uyan ve işi (hep emirlerimize karşı isyan ve) taşkınlık olan kimseye de itaat etme!

18/Kehf,28

 

(İşte) nice adamlar (var)dır ki onları ne ticaret ne de alışveriş, Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru/gereğine uygun kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoyar. Onlar, (dehşetinden) kalplerin ve gözlerin halden hâle geçeceği bir günden korkarlar.

24/Nur,37

 

(Resûlüm!) Kitab’dan sana vahyedileni oku ve namazı da dosdoğru/gereğine uygun olarak kıl. Çünkü namaz hayasızlıktan/utanmazlıktan ve kötü sayılan şey(ler)den alıkoyar. Allah’ın zikri (namaz) elbette ibadetlerin en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.

29/Ankebut,45

 

Ey iman edenler! Allah’ı çok anın (zikredin). O’nu, sabah akşam tesbih edin.

33/Ahzab,41-42

 

Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve görmediği (halde) Rahmân (olan Allah)’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte sen, onu mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele!

36/Yasin,11

 

Yoksa o (sadece sıkıntıda iken dua eden kimse) hiç âhiret(in dehşetin)den korkan ve Rabbinin rahmetini uman, gece saatlerinde secde edip ayakta durarak taat ve ibadet eden kimse (gibi) midir? De ki: “Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu?” Ancak (bunları), temiz akıl sahipleri düşünürler.

39/Zümer,9

 

Allah kimin göğsünü (niyet ve isteğinden dolayı, kabiliyet ve duygularını) İslâm’a açmışsa o, Rabbinden bir nur üzerinde olmaz mı hiç? Artık kalpleri, Allah’ı anmaya (O’nun hükümlerini kabullenmeye) karşı katılaşmış (böylece insânî fıtratını kaybetmiş, dünyalıklara ve nefsine tapmış) olanların vay haline! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

39/Zümer,22

 

Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa, artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.

39/Zümer,23

 

Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ın zikrinden (ibadet ve itaatinden) oyalayıp alıkoymasın. Kim bunu yaparsa (onlar yüzünden Allah’ın zikrinden/kulluk görevlerinden gaflet ederse) işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

63/Münafikun,9

 

(Gece gündüz) Rabbinin ismini an ve (ibadet için) her şeyden (mâsivâdan/dünya sevgisinden) kesilerek O’na dön.

73/Müzzemmil,8

 

Ve sabah akşam Rabbinin ismini an.

76/İnsan,25

 

O namaz kılınınca da yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah’ı çok zikredin ki (dünya ve âhirette) umduğunuza kavuşasınız (kurtuluşa eresiniz).

87/A’la,14-15

Hadisler

“Ben, kulumun benim hakkımda yaptığı zanna göreyim. O , beni zikretti mi onunla beraberim. Eğer o beni nefsinde zikrederse ben de onu onunkinden daha hayırlı bir cemaat içerisinde zikrederim. O bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir zira yaklaşırım, o bana bir zira’ yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim.”

Kutsî Hadis. (Buhari,Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, Tirmizi, Da’avat 142).

 

Abdullah İbni Büsr radıyallâhu anh şöyle dedi:

Bir adam Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem‘e hitâben:

– “Yâ Resûlallah! İslâmiyet’in emirleri çoğaldı. Bana sıkı sıkıya yapışacağım bir şey söyle.” dedi. O da:

– “Dilin hep Allah’ı zikretsin!” buyurdu.

(Tirmizî, Daavât 4. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 53)

 

Ebu’d-Derdâ radıyallâhu anh‘den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashâbına:

– “Size en hayırlı, Allah katında en değerli, derecenizi en fazla yükseltecek, sizin için sadaka olarak altın ve gümüş dağıtmaktan daha kazançlı, düşmanla karşılaşıp da sizin onların boynunu vurmanızdan, onların da sizi öldürmesinden daha çok sevap getirecek amelin ne olduğunu haber vereyim mi?” diye sordu. Onlar da:

– “Evet, söyle.” dediler. Resûl-i Ekrem de:

– “Allah Teâlâ’yı zikretmektir.” buyurdu.

(Tirmizî, Daavât 6. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 53)

 

Ebû Mûsâ el-Eş‘arî radıyallâhu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Rabbini zikredenle etmeyenin farkı, diriyle ölünün farkı gibidir.”

(Buhârî, Daavât 66)

 

Ebû Hureyre radıyallâhu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Müferridler öne geçti.” buyurdu. Bunun üzerine sahâbîler:

– “Müferridler ne demektir, yâ Resûlallah?” diye sordular. Resûl-i Ekrem de:

– “Allah’ı çok anan erkeklerle kadınlardır.” buyurdu.

(Müslim, Zikir 4. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 128)

 

İbni Mes’ûd radıyallâhu anh‘den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İsrâ gecesinde İbrâhim aleyhisselâm’a rastladım. Bana şunu söyledi:

Yâ Muhammed! Ümmetine benden selâm söyle ve onlara cennetin toprağının çok güzel, suyunun tatlı, arazisinin son derece geniş ve dümdüz, ağaçlarının da sübhânallahi ve’l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber’den ibaret olduğunu haber ver.”

(Tirmizî, Daavât 59)